Profesyonel Anlamda Gerçek bir İdareci Nasıl Olmalıdır ?

Öncelikle bu işte ilk ve son kural asla unutulmamalıdır, “Ticari Amaçla Kurulmuş Herhangi Bir İşletmenin Dostları Olmaz, Menfaatleri Olur...”  

İdarecilik kuralları genel anlamda dünyanın her yerinde hemen hemen aynı vasıflara sahip olmayı gerektirir. Otel, fabrika, restoran idaresi gibi farklı işletmeler olsa da, temel prensipler ve kurallar ana temada aynıdır. Ama yapılan işin yada üretilen ürünün konsepti hakkında ise ilgili alanda değişik tecrübeler gerektirebilir. İdarecilikte sistem, kurallar, hizmet çizgisi, kayıtsız şartsız %80 oranında iyi niyete yer olmaksızın düşük, orta ve yüksek disiplinle korunur. Tabi zaman zaman idareci inisiyatif kullanabilir.

İdareci insan iyi olmaz adil olur. Çünkü herkese hâklisin dediğiniz zaman iyi bir insan olursunuz. Oysa ortada bir problem varsa birileri haksızdır ve yanlış yapmıştır. İdarecinin görevi bunu tespit edip ortaya çıkarmak olduğuna göre birisine sen hâksizsin demesi gerekir ve bu durumda adil olmak zorundadır. Dolayısıyla idareci insan adil olup kuralları uygular. İdareci insan is yapmaz yaptırır. İdareci insan işyerinde birilerinin yardımı yada bilgi aktarımı olmaksızın hataları kendi görür ve engelleyebilendir. Her zaman ihtiyaç duyulan işe göre personel alır, asla personele göre iş vermez.

İdareci insan siyasetten uzak durur, artı (+) yada eksi (-) zıt grupların içeresinde asla yer almaz, fikir beyan etmez  ve parti yada grupların her birine eşit mesafede durarak sadece işletmesinin menfaatlerini düşünür. İdareci insan bütün personellerine eşit mesafede durur ve asla yakinlik, akrabalık bağlarına dayanarak adam kayırmaz. Zaman tanımaz bir mesai anlayışına sahip olmalı, işyerine her zaman farklı saatlerde gelip gitmeli, rutin davranışlardan uzak durmalıdır.

Karşılaştığı problemlerde sert tutum sergileyebilmeli ama 10 dakika sonra kendine has tavrı ile eğer gerekiyorsa gönül almasını da bilmelidir. Kesinlikle kendisine has özgüveni ve vizyon sahibi olmalıdır. Kararsız tavırlardan uzak, ne istediğini bilen, en zor zamanlarda bile cesur bir şekilde karar alabilmelidir. Şahsi problemlerini, düşmanlıklarını yada dostluklarını süresiz ve zamansız ilgili ilgisiz kişilerle işyerine taşıyarak devam ettirmemelidir.

İdareci insan yalandan, asılsız gösterişten ve yapmacık sözlerden uzak durarak gerçekçi ve samimi olmalı muhatap kişinin gözlerinin içeresine bakarak konuşmalı, net bir duruşu, hareket ve tavırları ile her açıdan karsısındaki kişi ve kişilere güven vermelidir. Kişilere özgü davranışlar ve pazarcı tezgâhtarların başvurduğu kalıplaşmış sözler kullanmamalıdır. El ovuşturarak, eğilerek, ceket tutarak, birilerinin iyi yada kotu yaptığını diğerlerine aktarmamalı, kendisine has yaptığı işteki yenilikleri, icraatları ve ilgili alandaki tecrübesi ile ayakta durmayı başarabilmelidir.

Asla ben biliyorum diyenlerden değil, gerektiğinde hatasını görüp, yanlışını kabullenebilen bir yapıya sahip olmalıdır. Kin, nefret, gurur, aşağılık kompleksi, eziklik, mesai arkadaşlarına küskünlük gibi kavramları asla bünyesinde barındırmamalı, gerektiğinde yetersiz olduğu konularda susup dinlemesini bilen ufku açık, her zaman kendisini geliştirmeyi hedefleyen ve basari grafik çitasını her gün kendi açısından yükseltebilen insan olmalıdır.

Ufku açık öğrenmek isteyen yönetici adaylarına Şeften hatırlatması...

Has aşçıbaşı & executive Chef | Ahmet Özdemir | Osmanlı ve Türk mutfağı

Haberler